Dilimizde "böğürmek" fiili, temel olarak sığırlar yani inek ve öküz gibi büyükbaş hayvanların çıkardığı kalın ve gür sesleri tanımlamak için kullanılır. Bu ses, hayvanın hem iletişim kurma yöntemidir hem de belirli durumlardaki tepkisini yansıtır.
Böğürmek Sadece İneklere mi Özgüdür?
Sözlük anlamı itibarıyla "böğürmek", büyükbaş hayvanların karakteristik ses çıkarma eylemidir. Ancak doğada benzer tonda ve şiddette ses çıkaran bazı yaban hayvanları için de bu ifadeye başvurulur:
-
İnek, Öküz ve Boğa: Bu türün çıkardığı uzun ve derin sese doğrudan böğürme denir.
-
Geyik ve Karaca: Özellikle çiftleşme dönemlerinde veya bölge belirlerken çıkardıkları yüksek sesli çağrılar "geyik böğürmesi" olarak adlandırılır.
-
Deve: Develerin huzursuz olduklarında veya ağır yük altındayken çıkardıkları gırtlaktan gelen sesler de zaman zaman bu şekilde tarif edilir.
Doğadan Dile Yansıyan Diğer Ses İsimleri
Hayvanların çıkardığı sesler, Türkçenin zenginliği sayesinde sadece "ses çıkarma" olarak geçmez, her biri özel bir fiille anılır:
-
Aslan: Kükrer.
-
At: Kişner.
-
Kurt: Ulur.
-
Koyun/Kuzu: Meler.
-
Eşek: Anırır.
Neden "Böğürmek"?
Kelimenin kökeni, sesin göğüs kafesinden ve derinden gelmesiyle ilişkilendirilir. İnek ve benzeri büyük cüsseli hayvanların diyafram yapısı, sesin oldukça uzak mesafelerden duyulabilen, yankılı ve kalın bir tonda çıkmasını sağlar. Bu ses, kırsal yaşamın ve hayvancılığın en karakteristik işitsel simgelerinden biridir.