<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kahramanmaraş Haber | K.Maraş Gündem Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://haber46.com.tr</link>
    <description>Kahramanmaraş ve ilçelerinden son dakika haberleri, sıcak gelişmeler, siyaset, asayiş, spor ve ekonomi haberleri Haber46.com.tr’de.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://haber46.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 04 Sep 2026 21:46:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda Telsiz Ortodonti Tedavisi Mümkün Müdür?]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/cocuklarda-telsiz-ortodonti-tedavisi-mumkun-mudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/cocuklarda-telsiz-ortodonti-tedavisi-mumkun-mudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortodontik tedavi denildiğinde akla ilk gelen görüntü metal braketler ve tellerden oluşan sabit apareyler olsa da günümüzde çocuk yaş grubuna özel olarak tasarlanmış şeffaf plak sistemleri bu geleneksel yaklaşıma ciddi bir alternatif sunmaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ortodontik tedavi denildiğinde akla ilk gelen görüntü metal braketler ve tellerden oluşan sabit apareyler olsa da günümüzde çocuk yaş grubuna özel olarak tasarlanmış şeffaf plak sistemleri bu geleneksel yaklaşıma ciddi bir alternatif sunmaktadır. Çocuklarda telsiz ortodonti uygulaması yetişkin hastalardan farklı bir biyomekanik mantıkla çalışır çünkü çocuk ağzı hem süt dişleri hem de sürmekte olan daimi dişleri bir arada barındıran dinamik bir yapıdadır ve çene kemikleri hâlâ aktif büyüme evresindedir. Bu nedenle çocuklara yönelik şeffaf plak sistemleri yalnızca mevcut dişleri hizalamakla kalmayıp aynı zamanda henüz sürmemiş daimi dişler için yeterli alan oluşturulmasını, çene genişliğinin yönlendirilmesini ve karma dentisyon dönemine özgü ortodontik problemlerin erken aşamada ele alınmasını hedefleyen çok boyutlu bir tedavi planlaması sunar. <strong><a href="https://dentgroupkids.com/cocuklarda-telsiz-ortodonti" rel="dofollow" target="_blank">Invisalign First</a></strong> bu amaçla geliştirilmiş ve altı ila on yaş aralığındaki karma dentisyon dönemindeki çocuklara özel olarak tasarlanmış bir şeffaf plak sistemidir.</p>

<p>Çocuklarda erken ortodontik müdahale kavramı pedodonti ve ortodonti disiplinlerinin kesiştiği önemli bir klinik alandır. Amerikan Ortodontistler Birliği çocukların ilk ortodontik değerlendirmesinin yedi yaşına kadar yapılmasını önermektedir çünkü bu dönemde birinci büyük azı dişleri ve kesici dişler sürmüş olup çene gelişimindeki olası uyumsuzlukların erken bulguları tespit edilebilir hale gelir. Erken dönemde belirlenen dar çene yapısı, çapraz kapanış, ön açık kapanış veya ciddi çapraşıklık gibi sorunlara zamanında müdahale edilmesi çocuğun doğal büyüme potansiyelinden yararlanılmasına olanak tanır ve ilerleyen yıllarda ihtiyaç duyulabilecek daha kapsamlı ve invaziv tedavilerin kapsamını daraltır ya da bazı vakalarda tamamen ortadan kaldırır. Şeffaf plak sistemlerinin estetik açıdan dikkat çekmemesi ve çıkarılabilir yapıda olması çocuğun tedavi sürecini daha olumlu bir deneyim olarak algılamasına katkı sağlarken, metal braketlerin okul ortamında yaratabileceği sosyal çekince ve akran baskısı gibi psikososyal kaygıları da büyük ölçüde ortadan kaldırır.</p>

<h2><strong>Çocuklarda Şeffaf Plak Tedavisi Kaç Yaşından İtibaren Uygulanabilir?</strong></h2>

<p>Çocuklarda şeffaf plak tedavisinin uygulanabilirliği kronolojik yaştan çok dental gelişim evresiyle ilişkilidir. Karma dentisyon dönemi yani süt dişleri ile daimi dişlerin ağızda bir arada bulunduğu evre genel olarak altı yaş civarında birinci daimi büyük azı dişlerinin sürmesiyle başlar ve on iki ila on üç yaş aralığında tüm süt dişlerinin düşmesiyle sona erer. <strong><a href="https://dentgroupkids.com/cocuklarda-telsiz-ortodonti" rel="dofollow" target="_blank">Çocuk şeffaf plak tedavisi</a></strong> uygulamaları için ideal başlangıç zamanlaması genellikle bu dönemin erken fazına yani birinci büyük azı dişleri ve daimi kesici dişlerin sürmüş olduğu altı ila on yaş aralığına denk gelir. Bu dönemde çene kemikleri hâlâ aktif büyüme evresinde olduğundan ortodontik kuvvetlere karşı biyolojik yanıt yetişkinlere kıyasla daha hızlı ve daha öngörülebilir biçimde gerçekleşir. Alveol kemiğindeki remodeling kapasitesinin yüksek olması daha düşük kuvvet değerleriyle etkili diş hareketi sağlanmasına olanak tanır ve bu durum tedavinin çocuk için daha konforlu bir deneyim olmasına katkıda bulunur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedaviye başlangıç kararında belirleyici olan klinik kriterler arasında yeterli sayıda daimi dişin sürmüş olması, diş köklerinin radyografik olarak değerlendirilebilir düzeyde gelişmiş olması ve çocuğun ortodontik müdahaleyi gerektirecek bir maloklüzyon tablosu sergilemesi yer alır. Henüz tüm süt dişlerinin ağızda olduğu ve daimi dişlerin sürme sürecine girmediği erken çocukluk döneminde şeffaf plak tedavisi endike değildir çünkü bu evrede dişlerin konumları ve sayıları sürekli değişim halindedir ve plak tasarımı için gerekli olan stabil referans noktaları henüz oluşmamıştır. Her çocuğun dental gelişim takvimi bireysel farklılıklar gösterdiğinden tedaviye başlangıç zamanlaması ortodontistin klinik muayenesi, panoramik radyografi değerlendirmesi ve dijital ağız içi tarama verileri doğrultusunda bireysel olarak belirlenir. Bazı çocuklarda altı yaşında tedaviye başlanması uygunken bazılarında sekiz veya dokuz yaşına kadar beklenmesi daha doğru bir klinik karar olabilir.</p>

<h2><strong>Çocuklar Şeffaf Plak Tedavisine Uyum Sağlayabilir Mi?</strong></h2>

<p>Çocukların şeffaf plak tedavisine uyum sağlama kapasitesi ebeveynlerin ve klinisyenlerin en sık dile getirdiği kaygılardan biridir ve bu kaygı büyük ölçüde haklı bir temele dayanır çünkü tedavinin başarısı plakların günde yirmi ila yirmi iki saat kesintisiz takılmasına doğrudan bağlıdır. Yetişkin hastaların aksine çocukların bu disiplini kendi başlarına sürdürmesi beklenemez ve ebeveyn gözetimi tedavi sürecinin ayrılmaz bir bileşenidir. Ancak klinik deneyimler ve literatürdeki veriler doğru hasta seçimi yapıldığında ve aile desteği yeterli düzeyde sağlandığında çocukların şeffaf plak tedavisine beklenenden daha yüksek uyum gösterdiğini ortaya koymaktadır. Çocukların bu tedaviye adaptasyonunu kolaylaştıran en önemli faktörlerden biri plakların çıkarılabilir yapısıdır. Yemek ve fırçalama sırasında plakların çıkarılabilmesi çocuğun beslenme alışkanlıklarında herhangi bir kısıtlama yaşamamasını sağlar ve sabit apareylere kıyasla günlük rutindeki değişiklik algısını minimize eder.</p>

<p>Tedavi uyumunu güçlendirmek için ortodontistler ve ebeveynler birlikte çeşitli stratejiler uygulayabilir. Plak kullanım süresinin takibi için hatırlatıcı uygulamalar veya zamanlayıcılar kullanılması çocuğun sorumluluk bilincini destekler. Kontrol randevularında ortodontistin çocuğa doğrudan hitap ederek ilerlemeyi göstermesi ve pozitif pekiştirme uygulaması motivasyonu artıran etkili bir iletişim yaklaşımıdır. Plakların şeffaf ve neredeyse görünmez olması okul ortamında çocuğun akranlarından farklı hissetmesini önler ve bu durum özellikle sosyal açıdan hassas olan okul çağı çocuklarında tedaviye karşı direnci azaltan önemli bir psikolojik avantajdır. Ebeveynlerin tedavinin ilk haftasında plak takma ve çıkarma rutinini çocukla birlikte pratik etmesi, gece uyumadan önce plak kontrolünü günlük alışkanlık haline getirmesi ve plak temizliğini çocuğun aktif katılımıyla gerçekleştirmesi tedavi sürecinin sahiplenilmesini kolaylaştırır. Çocuğun tedaviye uyum kapasitesinin yetersiz olduğu değerlendirilen vakalarda ise ortodontist geleneksel sabit aparey seçeneğini önererek tedavi planını bireysel koşullara göre yeniden şekillendirebilir.</p>

<h2><strong>Çocuklarda Telsiz Ortodonti Hangi Diş Problemlerinde Etkilidir?</strong></h2>

<p>Çocuklarda telsiz ortodonti karma dentisyon dönemine özgü pek çok ortodontik problemin erken aşamada ele alınmasında etkili sonuçlar üretebilen bir tedavi yaklaşımıdır. Dar üst çene yapısına bağlı posterior çapraz kapanış bu sistemin en sık uygulandığı endikasyonlar arasında yer alır. Şeffaf plaklar üst çene arkını genişletici kuvvetler uygulayarak çapraz kapanışın düzeltilmesini ve daimi dişlerin sürmesi için yeterli transversal genişliğin oluşturulmasını sağlayabilir. Ön bölge çapraşıklığı da çocuklarda sıklıkla karşılaşılan ve telsiz ortodontiyle başarıyla tedavi edilebilen bir problem olup daimi kesici dişlerin sürme aşamasında yeterli alan bulamayarak birbirinin üzerine binmesi veya rotasyon yapması şeklinde kendini gösterir. Erken dönemde ark genişletmesi ve hafif hizalama ile bu çapraşıklığın giderilmesi ileride ihtiyaç duyulabilecek daimi diş çekimli ortodontik tedavinin önüne geçebilir. Dişler arasındaki aşırı boşluklar, hafif düzeyde açık kapanış ve protrüziv kesici diş konumlanması da çocuk yaş grubunda şeffaf plak sistemleriyle ele alınabilen klinik tablolar arasındadır.</p>

<p>Telsiz ortodontinin çocuklarda sunduğu en değerli klinik avantajlardan biri yer yönetimi kapasitesidir. Süt dişlerinin zamanından önce kaybedildiği vakalarda komşu dişler boşluğa doğru kayma eğilimi gösterir ve bu durum alttan sürecek daimi dişin yeterli alan bulamamasına neden olarak gömülü kalma veya ektopik sürme riskini artırır. Şeffaf plak sistemleri bu boşluğun korunmasını veya kaybedilmiş alanın yeniden kazanılmasını sağlayarak geleneksel yer tutucu apareylere fonksiyonel bir alternatif sunar. Bununla birlikte ciddi iskeletsel uyumsuzluklar, şiddetli sınıf II veya sınıf III maloklüzyonlar, gömülü dişlerin cerrahi açığa çıkarılmasını gerektiren vakalar ve vertikal yönde belirgin kemik uyumsuzlukları şeffaf plak tedavisinin çocuklarda da sınırlarını aşan klinik tablolardır. Bu tür kompleks vakalarda geleneksel sabit ortodontik apareyler, fonksiyonel apareyler veya ortopedik apareylerle kombine tedavi yaklaşımları daha öngörülebilir sonuçlar sunar. Tedavi planının doğru belirlenmesi için ortodontistin klinik muayene, sefalometrik analiz ve dijital tarama verilerini birlikte değerlendirmesi her çocuk hasta için bireysel bir tedavi stratejisi oluşturulmasının ön koşuludur.</p>

<h2><strong>Çocuklarda Telsiz Ortodonti Tedavisi Ne Kadar Sürer?</strong></h2>

<p>Çocuklarda telsiz ortodonti tedavisinin süresi vakanın karmaşıklığına, hedeflenen diş hareketinin kapsamına ve çocuğun plak kullanım disiplinine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Yalnızca ön bölge çapraşıklığının hafif düzeyde düzeltilmesini veya tek ark genişletmesini hedefleyen basit vakalarda tedavi süresi genellikle altı ila on iki ay arasında tamamlanır. Çapraz kapanış düzeltmesi, çoklu ark genişletmesi ve belirgin çapraşıklığın bir arada ele alındığı orta kompleksitedeki vakalarda bu süre on iki ila on sekiz ay aralığına uzayabilir. Her bir plak seti genellikle bir ila iki hafta boyunca kullanılır ve süre sonunda bir sonraki sete geçilir. Toplam plak sayısı tedavi planının kapsamına göre değişmekle birlikte karma dentisyon dönemindeki vakalarda genellikle yirmi ila otuz set arasında planlanır. Tedavinin belirli bir aşamasında sürme halindeki yeni daimi dişlerin tedavi planına dahil edilmesi gerektiğinde ek tarama alınarak yeni plak setleri üretilebilir ve bu durum toplam tedavi süresini uzatabilir.</p>

<p>Çocuklarda tedavi süresini etkileyen biyolojik faktörler yetişkinlerden belirgin biçimde farklılık gösterir. Büyüme çağındaki çocuklarda alveol kemiğindeki metabolik aktivitenin yüksek olması diş hareketine karşı doku yanıtının daha hızlı gerçekleşmesini sağlar ve bu durum teorik olarak tedavi süresinin kısalmasına katkıda bulunur. Ancak karma dentisyon döneminin dinamik yapısı yani süt dişlerinin düşmesi ve daimi dişlerin sürmesi sürecinin tedaviyle eş zamanlı devam etmesi planlama sürecinde ek değişkenler yaratır ve bazı vakalarda tedavinin aşamalı olarak yürütülmesini gerektirebilir. Çocuğun plak kullanım uyumu da süreyi doğrudan belirleyen kritik bir bireysel faktördür. Günde yirmi ila yirmi iki saatlik takılma süresine tutarlı biçimde uyulması tedavinin planlandığı tempoda ilerlemesini sağlarken bu sürenin düzenli olarak altına düşülmesi kümülatif gecikmelere ve tedavi süresinin uzamasına neden olur. Ebeveynlerin plak kullanım takibini titizlikle sürdürmesi ve düzenli kontrol randevularına devam edilmesi hem tedavi süresinin optimize edilmesi hem de çocuğun ağız sağlığının tedavi boyunca korunması açısından belirleyici bir role sahiptir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/cocuklarda-telsiz-ortodonti-tedavisi-mumkun-mudur</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 20:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2026/09/uyusturuucu-6.jpg" type="image/jpeg" length="72969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'un 10 En İyi Laboratuvar ve Görüntüleme Merkezi (2026)]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/istanbulun-10-en-iyi-laboratuvar-ve-goruntuleme-merkezi-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/istanbulun-10-en-iyi-laboratuvar-ve-goruntuleme-merkezi-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un 10 en iyi laboratuvar ve görüntüleme merkezi listesi, sağlık kontrolü yaptırmak isteyenlerin en çok araştırdığı konular arasında yer alıyor. Çünkü bugün bir kan tahlili, MR çekimi, ultrason, tomografi ya da kapsamlı check-up süreci yalnızca “bir işlem yaptırmak” anlamına gelmiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un 10 en iyi laboratuvar ve görüntüleme merkezi listesi, sağlık kontrolü yaptırmak isteyenlerin en çok araştırdığı konular arasında yer alıyor. Çünkü bugün bir kan tahlili, MR çekimi, ultrason, tomografi ya da kapsamlı check-up süreci yalnızca “bir işlem yaptırmak” anlamına gelmiyor. Sonucun doğru çıkması, raporun zamanında hazırlanması, merkezin ulaşılabilir olması ve hastanın süreç boyunca kendini güvende hissetmesi de en az tetkikin kendisi kadar önemli hale geliyor. İstanbul’un 10 en iyi laboratuvar ve görüntüleme merkezi değerlendirilirken bu yüzden sadece cihazlara değil, merkezin çalışma düzenine, hasta iletişimine ve tanı sürecindeki bütüncül yaklaşımına da bakmak gerekiyor.</p>

<h2>Laboratuvar ve Görüntüleme Merkezi Nedir?</h2>

<p>Laboratuvar ve görüntüleme merkezleri, hastalıkların tanı ve takip sürecinde doktorların en çok ihtiyaç duyduğu verileri sağlayan sağlık kuruluşlarıdır. Basit görünen bir kan tahlili bile bazen vücuttaki önemli bir dengesizliği ortaya çıkarabilir. Aynı şekilde MR, tomografi, ultrason ya da röntgen gibi görüntüleme işlemleri de çıplak gözle anlaşılması mümkün olmayan birçok sağlık problemini görünür hale getirir.</p>

<p>Bu merkezlerin önemi, yalnızca test yapmalarından kaynaklanmaz. Bir tetkikin doğru zamanda, doğru hazırlıkla ve doğru yöntemle yapılması gerekir. Örneğin bazı kan testleri açlık gerektirirken, bazı görüntüleme işlemlerinde önceki raporların yanında götürülmesi istenebilir. Hastanın bu süreçte doğru yönlendirilmesi, gereksiz tekrarların ve zaman kaybının önüne geçer.</p>

<h3>1. Galen Görüntüleme Şişli</h3>

<p><a href="https://galengoruntuleme.com/" rel="dofollow">Galen Görüntüleme</a> Şişli, İstanbul’da laboratuvar ve görüntüleme hizmeti almak isteyenler için listenin ilk sırasında yer alıyor. Şişli gibi merkezi bir bölgede bulunması, merkezin en güçlü avantajlarından biri. Avrupa Yakası’nda yaşayanlar, iş çıkışı ya da doktor randevusu öncesinde ulaşım açısından daha az zorlanarak buraya gelebiliyor. İstanbul’da sağlık hizmeti alırken zaman planlaması çoğu zaman tedavinin kendisi kadar yorucu olabiliyor; bu nedenle merkezi konum önemli bir tercih sebebi haline geliyor.</p>

<p>Galen Görüntüleme Şişli’nin dikkat çeken yönlerinden biri, hastaya yalnızca işlem odaklı yaklaşmaması. Laboratuvar ve görüntüleme süreçlerinde hastaların en çok ihtiyaç duyduğu şey, açık bilgi ve güven veren bir akıştır. Hangi işlemin yapılacağı, ne kadar süreceği, sonuçların ne zaman alınacağı ve raporların nasıl paylaşılacağı netleştiğinde hasta açısından süreç daha sakin geçer. Galen Şişli, bu anlamda düzenli işleyişiyle öne çıkan merkezler arasında değerlendirilebilir.</p>

<p>Merkezin Şişli’de yer alması, çevredeki doktor muayenehaneleri, klinikler ve hastanelerle olan erişimi de kolaylaştırır. Birçok hasta, doktorunun istediği tetkiki aynı gün içinde yaptırmak ister. Bu noktada merkezi lokasyon, zaman kazanmak isteyenler için ciddi bir avantaj sağlar. Günlük sağlık kontrollerinden daha detaylı görüntüleme işlemlerine kadar farklı ihtiyaçlara cevap verebilmesi, Galen Görüntüleme Şişli’yi İstanbul’un en iyi laboratuvar ve görüntüleme merkezi seçenekleri arasında öne çıkarıyor.</p>

<h3>2. Galen Görüntüleme Pendik</h3>

<p>Listenin ikinci sırasında Galen Görüntüleme Pendik bulunuyor. Anadolu Yakası’nda yaşayanlar için Pendik, son yıllarda sağlık hizmetleri açısından giderek daha önemli bir merkez haline geldi. Kartal, Tuzla, Maltepe, Sultanbeyli ve çevre ilçelerden ulaşımın görece rahat olması, Galen Görüntüleme Pendik’i pratik bir seçenek haline getiriyor.</p>

<p>Pendik şubesinin en önemli artılarından biri, Anadolu Yakası’ndaki geniş bir bölgeye hitap etmesi. İstanbul’un yoğun trafiği düşünüldüğünde, hastaların her işlem için Avrupa Yakası’na geçmek istememesi son derece doğal. Özellikle kan tahlili, ultrason, MR ya da tomografi gibi işlemler için daha yakın ve düzenli çalışan bir merkeze ulaşmak, hasta konforunu belirgin şekilde artırır.</p>

<p>Galen Görüntüleme Pendik, yalnızca ilçe sakinleri için değil, İstanbul’un doğu hattında yaşayanlar ve şehir dışından gelenler için de ulaşılabilir bir noktada yer alıyor. Ana ulaşım yollarına yakınlık, merkezin avantajını güçlendiriyor. Sağlık hizmetinde konum tek başına yeterli değildir; ancak doğru hizmet anlayışıyla birleştiğinde önemli bir fark yaratır. Galen Pendik de bu nedenle 2026 değerlendirmesinde üst sıralarda yer almayı hak eden merkezlerden biri olarak görülüyor.</p>

<h3>3. Düzen Laboratuvarlar Grubu</h3>

<p>İstanbul dışındaki güçlü alternatiflere bakıldığında Düzen Laboratuvarlar Grubu dikkat çeken kurumlardan biri olarak öne çıkıyor. Laboratuvar hizmetleri konusunda uzun yıllardır bilinen bu yapı, özellikle düzenli takip gerektiren tetkiklerde tercih edilebilecek seçenekler arasında yer alıyor. Sağlık kontrollerinde yalnızca testin yapılması değil, sonucun güvenilir biçimde hazırlanması ve hekim değerlendirmesine uygun şekilde sunulması da önemlidir.</p>

<p>Düzen Laboratuvarlar Grubu, özellikle laboratuvar hizmetleri alanındaki köklü yapısıyla bilinir. Kan tahlilleri, hormon testleri, biyokimya, mikrobiyoloji ve benzeri incelemelerde düzenli takip ihtiyacı olan hastalar için kurumsal bir laboratuvar altyapısı önemli bir güven unsuru oluşturur. Çünkü laboratuvar sonuçları, çoğu zaman tedavi planının yönünü belirler. Yanlış ya da eksik bir sonuç, hastanın gereksiz yere kaygılanmasına ya da tedavinin gecikmesine neden olabilir.</p>

<p>İstanbul dışında sağlık hizmeti almak isteyen kişiler için bu merkez, güçlü laboratuvar altyapısıyla değerlendirilebilir. Özellikle düzenli kontrol yaptıranlar, önceki raporlarıyla birlikte başvurduklarında daha sağlıklı bir takip süreci oluşturabilir. Bu nedenle Düzen Laboratuvarlar Grubu, İstanbul’un 10 en iyi laboratuvar ve görüntüleme merkezi listesinin şehir dışı bölümünde yer alması gereken kurumlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>4. Biolab Laboratuvarlar Grubu</h3>

<p>İstanbul dışında sağlık hizmeti almak isteyenlerin değerlendirebileceği kurumlardan biri de Biolab Laboratuvarlar Grubu’dur. Daha sakin bir sağlık hizmeti deneyimi, düzenli randevu akışı ve farklı tetkiklerin tek merkezde planlanabilmesi, bu tür kurumları özellikle kapsamlı kontrol yaptırmak isteyenler için cazip hale getirir.</p>

<p>Biolab’ın güçlü yönü, farklı tanı hizmetlerini bir arada sunabilen yapısıdır. Laboratuvar hizmetlerinin yanı sıra radyoloji gibi alanlarda da değerlendirme yapılabilmesi, hastalar için süreci daha bütünlüklü hale getirir. Birden fazla tetkik yaptırması gereken kişiler açısından tek merkezden ilerlemek, hem zaman kazandırır hem de sonuç takibini kolaylaştırır.</p>

<p>Rutin kontroller, check-up süreçleri ve doktor yönlendirmesiyle yapılan tetkiklerde düzenli çalışan bir merkezden hizmet almak hastalar açısından rahatlatıcıdır. Biolab Laboratuvarlar Grubu, İstanbul dışında güçlü bir laboratuvar ve görüntüleme merkezi arayanlar için listede öne çıkan seçeneklerden biri olarak değerlendirilebilir.</p>

<h3>5. Acıbadem Labmed</h3>

<p>Acıbadem Labmed, laboratuvar hizmetleri söz konusu olduğunda Türkiye genelinde bilinirliği yüksek kurumsal yapılardan biri. Büyük sağlık gruplarının laboratuvar altyapıları, özellikle standart süreç, düzenli raporlama ve kurumsal takip arayan hastalar için tercih sebebi olabiliyor. Acıbadem Labmed de bu açıdan listede yer alması gereken seçeneklerden biri.</p>

<p>Laboratuvar hizmetlerinde süreklilik önemlidir. Bazı hastalar aynı testleri belirli aralıklarla yaptırmak zorundadır. Tiroid, diyabet, vitamin eksikliği, enfeksiyon takibi ya da genel sağlık kontrolü gibi durumlarda sonuçların düzenli ve karşılaştırılabilir formatta olması doktorun işini kolaylaştırır. Acıbadem Labmed, bu düzenli takip ihtiyacına cevap verebilen merkezler arasında değerlendirilebilir.</p>

<p>İstanbul dışında kurumsal laboratuvar hizmeti arayan kişiler için bu yapı önemli bir avantaj sunar. Her testin her lokasyonda yapılmadığı unutulmamalı; bu nedenle randevu öncesinde işlem kapsamı mutlaka sorulmalıdır. Ancak genel çerçevede bakıldığında Acıbadem Labmed, laboratuvar hizmetlerinde kurumsal güven arayanlar için güçlü bir alternatiftir.</p>

<h3>6. Konrad Görüntüleme Merkezi</h3>

<p>İstanbul dışı seçenekler arasında Konrad Görüntüleme Merkezi, görüntüleme hizmetleriyle öne çıkan kurumlardan biri olarak değerlendirilebilir. Özellikle yoğun şehir temposundan uzak, daha planlı bir randevu akışı arayan hastalar için şehir dışındaki merkezler zaman zaman daha pratik hale gelebilir. Bu nedenle Konrad Görüntüleme Merkezi, İstanbul’un 10 en iyi laboratuvar ve görüntüleme merkezi listesinde yer alan dikkat çekici alternatiflerden biridir.</p>

<p>Görüntüleme merkezlerinde hastaların beklentisi genellikle nettir: işlem zamanında yapılsın, görüntüler kaliteli olsun, rapor anlaşılır şekilde hazırlansın ve süreç gereksiz yere uzamasın. MR, tomografi, röntgen ya da benzeri görüntüleme işlemlerinde cihaz altyapısı kadar işlemi yöneten ekibin deneyimi de önemlidir. Hastanın doğru pozisyonda hazırlanması ve işlem sırasında bilgilendirilmesi, elde edilen görüntünün kalitesini etkiler.</p>

<p>Konrad Görüntüleme Merkezi, İstanbul dışında görüntüleme hizmeti almak isteyenler için değerlendirilebilecek seçeneklerden biridir. Özellikle belirli bir tetkik için daha sakin, randevu düzeni oturmuş ve işlem süreci net ilerleyen bir merkez arayan kişiler açısından tercih edilebilir.</p>

<h3>7. Gözlem Görüntüleme Merkezi</h3>

<p>Gözlem Görüntüleme Merkezi, İstanbul dışında görüntüleme hizmeti almak isteyenlerin değerlendirebileceği bir diğer seçenek olarak listede yer alıyor. Özel görüntüleme merkezleri, özellikle hastaların daha hızlı randevu alabilmesi ve işlemlerini daha planlı şekilde tamamlayabilmesi açısından önemli bir ihtiyaca cevap verir.</p>

<p>Görüntüleme işlemleri çoğu hasta için kaygı verici olabilir. Özellikle kapalı alan korkusu olanlar, daha önce MR deneyimi yaşamayanlar ya da sonuç konusunda endişe taşıyanlar için merkezin yaklaşımı çok önemlidir. Sade bilgilendirme, sakin bir işlem akışı ve rapor sürecinin açık şekilde anlatılması, hasta deneyimini olumlu etkiler.</p>

<p>Gözlem Görüntüleme Merkezi, görüntüleme odaklı sağlık hizmeti arayanlar için değerlendirilebilecek seçenekler arasında yer alır. Düzenli takip gerektiren durumlarda aynı merkezden işlem yaptırmak, önceki görüntülerle karşılaştırma yapılmasını da kolaylaştırır. Bu da özellikle kronik rahatsızlık takibi ya da belirli aralıklarla kontrol gerektiren durumlarda önemli bir avantaj sağlar.</p>

<h3>8. Özel Sistem Lab Grubu</h3>

<p>Özel Sistem Lab Grubu, laboratuvar hizmeti odağında İstanbul dışı alternatif arayanlar için listede yer alan kurumlardan biri. Laboratuvar merkezlerinde hastanın gördüğü kısım çoğu zaman yalnızca numune alma sürecidir. Oysa işin arka planında doğru saklama koşulları, uygun analiz yöntemleri ve düzenli raporlama gibi çok daha hassas aşamalar bulunur.</p>

<p>Laboratuvar hizmetlerinde en önemli aşamalardan biri numune sürecidir. Kanın doğru zamanda alınması, örneğin uygun koşullarda saklanması ve testin doğru yöntemle çalışılması, sonucun güvenilirliği açısından belirleyicidir. Hastalar çoğu zaman yalnızca sonuca odaklanır; oysa sonucun arkasında dikkat isteyen bir hazırlık ve çalışma süreci vardır.</p>

<p>Özel Sistem Lab Grubu, rutin tahlillerden düzenli sağlık kontrollerine kadar farklı laboratuvar ihtiyaçları için değerlendirilebilir. İstanbul dışında merkez araştıranlar açısından, laboratuvar hizmetlerinde düzenli işleyişe sahip kurumlar önemli bir alternatif oluşturur. Bu nedenle merkez, listenin şehir dışı laboratuvar seçenekleri arasında yer alıyor.</p>

<h3>9. Özel Merkez Tıbbi Tahlil Laboratuvarı</h3>

<p>Özel Merkez Tıbbi Tahlil Laboratuvarı, İstanbul dışında laboratuvar hizmeti almak isteyenlerin bakabileceği merkezlerden biri olarak listede yer alıyor. Özellikle rutin sağlık kontrolleri, işe giriş tetkikleri, takip testleri ve doktor yönlendirmesiyle yapılan analizlerde laboratuvarın düzenli çalışması büyük önem taşır.</p>

<p>Laboratuvar hizmeti alırken hastaların en çok önemsediği şeylerden biri, sonucun zamanında çıkmasıdır. Doktor randevusu yaklaşırken geciken bir tahlil sonucu, tüm sürecin aksamasına neden olabilir. Bu yüzden laboratuvar seçerken yalnızca testin yapılıp yapılmadığı değil, raporun ne zaman teslim edileceği de mutlaka öğrenilmelidir.</p>

<p>Özel Merkez Tıbbi Tahlil Laboratuvarı, şehir dışı laboratuvar hizmeti almak isteyenler için değerlendirilebilir. Özellikle rutin kontroller, işe giriş tetkikleri, takip testleri ve genel sağlık taramaları için alternatif arayanların bakabileceği merkezlerden biridir.</p>

<h3>10. Egepol Klinik Laboratuvar</h3>

<p>Listenin son sırasında Egepol Klinik Laboratuvar yer alıyor. Hastane yapısı içinde bulunan klinik laboratuvarlar, özellikle tanı ve tedavi sürecinin birlikte ilerlediği durumlarda avantaj sağlar. Çünkü laboratuvar sonucu çoğu zaman tek başına değil, hastanın muayenesi, şikâyetleri ve diğer tetkikleriyle birlikte değerlendirilir.</p>

<p>Egepol Klinik Laboratuvar, doktor takibi olan hastalar için pratik bir seçenek olabilir. İstanbul dışında sağlık kontrollerini planlamak isteyenler açısından da listeye alınabilecek bir alternatiftir. Klinik laboratuvarların en önemli artısı, farklı branşlarla daha yakın çalışabilmesidir. Bu da özellikle kapsamlı değerlendirme gereken durumlarda sürecin daha derli toplu ilerlemesini sağlar.</p>

<p>İstanbul’un en iyi laboratuvar ve görüntüleme merkezi seçeneklerini değerlendirirken şehir dışındaki kurumlara da bakmak, hastalara daha geniş bir karşılaştırma alanı sunar. Egepol Klinik Laboratuvar da bu geniş çerçevede, öne çıkan alternatiflerden biri olarak listeyi tamamlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sık Sorulan Sorular</h2>

<h3>Laboratuvar ve görüntüleme merkezi seçerken nelere dikkat edilmelidir?</h3>

<p>İstanbul’un laboratuvar ve görüntüleme merkezi seçenekleri değerlendirilirken yalnızca merkezin bilinirliğine bakmak yeterli olmaz. Yapılacak işlemin türü, merkezin cihaz altyapısı, raporlama süresi, uzman değerlendirmesi, ulaşım kolaylığı ve hasta iletişimi birlikte düşünülmelidir. Özellikle MR, tomografi, ultrason ve kapsamlı kan testleri gibi işlemlerde doğru hazırlık büyük önem taşır. Merkez, hastaya işlem öncesinde ne yapması gerektiğini açıkça anlatabiliyorsa bu ciddi bir avantajdır.</p>

<h3>Randevu almadan önce hangi sorular sorulmalıdır?</h3>

<p>Randevu öncesinde birkaç noktayı netleştirmek süreci daha rahat hale getirir:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>İstenen test veya görüntüleme işlemi merkezde yapılıyor mu?</li>
 <li>İşlem öncesinde açlık ya da özel hazırlık gerekiyor mu?</li>
 <li>Sonuçlar aynı gün mü, farklı bir tarihte mi çıkıyor?</li>
 <li>Rapor uzman hekim tarafından hazırlanıyor mu?</li>
 <li>Önceki sonuçlarla karşılaştırma yapılabiliyor mu?</li>
</ul>

<p>Bu sorular basit görünse de, merkeze gittikten sonra yaşanabilecek zaman kaybını büyük ölçüde azaltır.</p>

<h3>İstanbul dışındaki merkezler neden önemli?</h3>

<p>İstanbul büyük bir şehir olduğu için her zaman en yakın merkez en hızlı seçenek olmayabilir. Trafik, randevu yoğunluğu ve semtler arası mesafe bazen hastaları şehir dışındaki alternatiflere yönlendirebilir. Bu nedenle İstanbul dışında yer alan bazı laboratuvar ve görüntüleme merkezleri de listede değerlendirildi. Özellikle daha planlı randevu akışı, sakin işlem süreci ve farklı hizmet seçenekleri arayan hastalar için bu merkezler iyi bir alternatif oluşturabilir.</p>

<h3>Aynı merkezde laboratuvar ve görüntüleme hizmeti almak avantaj sağlar mı?</h3>

<p>Evet, çoğu durumda avantaj sağlar. Farklı tetkiklerin aynı merkezde yapılması, sonuçların daha düzenli takip edilmesine yardımcı olur. Ayrıca doktorun istediği raporların tek dosyada toplanması da hastalar için kolaylık sağlar. Ancak her işlemde merkezin o alandaki deneyimi ve teknik yeterliliği ayrıca değerlendirilmelidir.</p>

<h3>En iyi merkez herkes için aynı mıdır?</h3>

<p>Hayır. En iyi laboratuvar ve görüntüleme merkezi, kişinin ihtiyacına göre değişir. Bir hasta için en önemli kriter eve yakınlık olabilirken, başka biri için ileri görüntüleme cihazları ya da hızlı raporlama daha önemli olabilir. Bu nedenle seçim yaparken yalnızca liste sırasına değil, yapılacak işlemin türüne ve kişisel ihtiyaçlara da bakmak gerekir.</p>

<h3>Sonuçlar çıktıktan sonra nasıl hareket edilmelidir?</h3>

<p>Tetkik sonuçları mutlaka işlemi isteyen doktorla paylaşılmalıdır. Laboratuvar değerlerini ya da görüntüleme raporlarını tek başına yorumlamak çoğu zaman yanıltıcı olabilir. Bir sonucun anlam kazanması için hastanın şikâyetleri, muayene bulguları ve geçmiş sağlık bilgileriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle laboratuvar ve görüntüleme merkezleri tanı sürecinin önemli bir parçasıdır; ancak son karar her zaman uzman hekim değerlendirmesiyle verilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/istanbulun-10-en-iyi-laboratuvar-ve-goruntuleme-merkezi-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2026/08/lab34.jpg" type="image/jpeg" length="32678"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'ta Şoke Eden Olay! Kulağında 7 Gün Boyunca Kene ile Yaşadı]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/kahramanmarasta-soke-eden-olay-kulaginda-7-gun-boyunca-kene-ile-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/kahramanmarasta-soke-eden-olay-kulaginda-7-gun-boyunca-kene-ile-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde kulağına giren keneyi 7 gün fark etmeyen vatandaş hastanede tedavi edildi. Uzmanlardan kene uyarısı geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde yaşanan sıra dışı olay görenleri hayrete düşürdü. Kayısı bahçesinde ilaçlama yaptığı sırada kulağına giren keneden habersiz olan Halil İbrahim Demirci, yaklaşık bir hafta boyunca kulağındaki keneyle yaşamını sürdürdü. Hastanede yapılan müdahaleyle çıkarılan kene sonrası Demirci'nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kulağındaki Hareketi Günler Sonra Fark Etti</strong></h2>

<p>Olay, Elbistan ilçesindeki bir kayısı bahçesinde meydana geldi. Bahçesinde ilaçlama yapan Halil İbrahim Demirci, çalışma sırasında kulağına kene girdiğini fark etmedi.</p>

<p>Normal yaşamına devam eden Demirci, yaklaşık yedi gün sonra kulağında hareket hissetmeye başladı. İlk etapta kulağına farklı bir böceğin kaçtığını düşünen Demirci, şikâyetlerinin artması üzerine hastanenin yolunu tuttu.</p>

<h2><strong>Muayenede Gerçek Ortaya Çıktı</strong></h2>

<p>Doktorların yaptığı detaylı muayenede kulağın içinde bulunan canlının kene olduğu belirlendi.</p>

<p>İleri tetkik ve tedavi amacıyla Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edilen Demirci, uzman ekip tarafından gerçekleştirilen başarılı müdahaleyle kulağındaki keneden kurtarıldı.</p>

<h2><strong>Sağlık Durumu İyi</strong></h2>

<p>Operasyonun ardından yapılan kontrollerde kenenin herhangi bir enfeksiyon ya da hastalığa neden olmadığı tespit edildi.</p>

<p>Laboratuvar incelemesi için muhafaza altına alınan kene detaylı olarak incelenirken, Halil İbrahim Demirci'nin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.</p>

<h2><strong>Uzmanlardan Yaz Ayları İçin Kritik Uyarı</strong></h2>

<p>Uzmanlar, özellikle yaz aylarında doğa ve tarım alanlarında bulunan vatandaşların eve döndüklerinde vücutlarını ve kıyafetlerini dikkatlice kontrol etmeleri gerektiğini belirtti.</p>

<p>Kene tespit edilmesi veya şüpheli belirtiler görülmesi halinde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/kahramanmarasta-soke-eden-olay-kulaginda-7-gun-boyunca-kene-ile-yasadi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2026/07/kene-ysirmasi-buyuk-anadolu-hastanesi.jpg" type="image/jpeg" length="45421"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Psikologdan Depremle Başa Çıkma Stratejileri]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/uzman-psikologdan-depremle-basa-cikma-stratejileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/uzman-psikologdan-depremle-basa-cikma-stratejileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta yaşanan depremin ardından psikolog Sibel Kılıç, felaketin psikolojik etkileri ve başa çıkma stratejilerini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş merkezli 11 il, 6 Şubat'ta sabaha karşı büyük bir depremle sarsıldı. Binlerce insanın sokaklara döküldüğü felakette, 50 bini aşkın vatandaş yıkılan binaların enkazında mahsur kaldı.</p>

<p><strong>“PSİKOLOJİK ETKİLER VE DEPREM SONRASI SÜREÇ”</strong><br />
Depremin ardından olayın psikolojik boyutunu değerlendiren Psikolog Sibel Kılıç, açıklamalarda bulundu.<br />
Kılıç, depremin doğal bir felaket olduğunu belirterek, bu tür olayların bireylerde şok, şaşkınlık, öfke, çaresizlik, güçsüzlük, güven kaybı ve kontrol kaybı duygularını tetiklediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="photo1701259348 (1)" class="img-fluid detail-photo" src="https://haber46comtr.teimg.com/haber46-com-tr/uploads/2023/11/photo1701259348-1.jpeg" style="width: 100%" / width="1280" height="853"></p>

<p><strong>“DEPREM SONRASI PSİKOLOJİK BELİRTİLER”</strong><br />
Depremin hemen sonrasında ortaya çıkan kaygının, uykusuzluk, irkilme, çarpıntı, nefes almada güçlük gibi belirtilere neden olduğunu vurgulayan Kılıç, bu belirtilerin kişinin kaygısı azaldıkça azalacağını belirtti.</p>

<p><strong>“SUÇLULUK DUYGULARI VE DEPRESYON”</strong><br />
Deprem sonrasında yakınını kaybeden ancak kendisi sağ olarak kurtulan kişilerde suçluluk duygularının arttığına dikkat çeken Kılıç, bu durumun depresyona girmeye neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK İÇİN ÖNERİLER”</strong><br />
Kılıç, depremle baş etmek için duyguların konuşulmaktan çekinilmemesi, sosyal destek alınması, deprem görüntülerinden uzak durulması, alkol ve madde tüketiminin sınırlandırılması, olumlu etkinliklere odaklanılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, çocukların güvende hissetmeleri için güvenli alanların önemine vurgu yaptı.</p>

<p><strong>“DEPREMZEDE ÇOCUKLARIN PSİKOLOJİSİ VE İLK ADIMLAR”</strong><br />
Ebeveynlerini kaybeden depremzede çocuklar için Kılıç, onları güvende hissettirecek tanıdık bir bakım vericisinin bulunmasının önemine değindi. Çocukların duygularını ifade etmelerine izin verilmesi, akran gruplarıyla bir araya gelmeleri, oyunun iyileştirici gücünden faydalanmaları gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="photo1701259348 (2)" class="img-fluid detail-photo" src="https://haber46comtr.teimg.com/haber46-com-tr/uploads/2023/11/photo1701259348-2.jpeg" style="width: 100%" / width="760" height="450"></p>

<p><strong>“DEPREM KORKUSU İLE BAŞ ETMEK”</strong><br />
Deprem korkusunu yenmek için Kılıç, önlemlerin alınması, güvenli bir ortamda bulunma, duyguları paylaşma ve depremle ilgili görüntülerden uzak durma önemli olduğunu vurguladı.<br />
Şehirden uzaklaşmanın korkuyu yenmek için etkili olmadığını ifade eden Kılıç, normal yaşama dönmenin daha sağlıklı bir baş etme yöntemi olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/uzman-psikologdan-depremle-basa-cikma-stratejileri</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Nov 2023 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2023/11/photo1701259348.jpeg" type="image/jpeg" length="60768"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Afet Bölgelerinde 18 Milyon Depremzedeye Sağlık Muayenesi Yapıldı!]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/afet-bolgelerinde-18-milyon-depremzedeye-saglik-muayenesi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/afet-bolgelerinde-18-milyon-depremzedeye-saglik-muayenesi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca, 6 Şubat'ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında sürdürülen Köy Sağlık Taramaları kapsamında eylül ayı itibarıyla muayene sayısı 2 milyon 741 bin 618'e ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığınca, 6 Şubat'ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında, bölgede yapılan<strong> Köy Sağlık Taramaları kapsamında eylül itibarıyla 2 milyon 741 bin 618 muayene</strong> gerçekleştirildi.</p>

<p>Depremin ardından harekete geçen Bakanlık, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ve ambulans birimleri, çadırlarda acil müdahale üniteleri ve gezici sağlık hizmeti veren birimleriyle depremzedelere sağlık hizmeti sundu.</p>

<p>İlk günden itibaren depremden etkilenen illerde bin 810 ambulans, 245 UMKE aracı, 16 hava ambulansıyla hizmet verilirken, 15 bin 883 UMKE ve acil sağlık personeli görev yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Deprem sonrası, bölgeye yurt genelinden sevk edilen UMKE ve 112 acil sağlık personeli ekipleri, yıkılan binalardaki arama kurtarma çalışmaları, acil müdahale ünitelerinin kurulumu ve işletilmesi ile saha taramalarında görev aldı. Bölgeden toplam 51 bin 665 hasta ve yaralı sevki gerçekleştirildi. Hava yoluyla 2 bin 580, kara yoluyla 48 bin 758 ve deniz yoluyla 327 depremzedenin nakli yapıldı.</p>

<p>Deprem bölgesindeki sağlık tesislerinde 113 bin 759 personel çalışırken, Türkiye'nin dört bir yanından 15 bin 883 UMKE ve acil sağlık hizmetleri personeli, 21 bin 204 hekim, 62 bin 590 sağlık personeli, 38 bin 513 destek personeli olmak üzere toplam 138 bin 190 personel deprem bölgesinde görevlendirildi.</p>

<p><strong>2 milyon 309 bin 971 bebek ve çocuğun sağlık izlemi gerçekleştirildi</strong><br />
<strong>Deprem bölgesindeki illerde birinci basamak muayene sayısı 18 milyonu aştı.</strong></p>

<p><strong>Bölgede Köy Sağlık Taramaları kapsamında eylül itibarıyla 2 milyon 741 bin 618 muayene yapıldı.</strong></p>

<p>Deprem bölgesindeki bebek ve çocukların sağlık izlemleri yapılırken bu kapsamda, 6 Şubat-27 Ekim 2023 arasında 170 bin 480 dünyaya yeni gelen bebeğin sağlık izlemi gerçekleştirildi.</p>

<p>Bunun dışında 168 bin 830 bebek ve çocuğa, omurilikte motor nöronu olarak bilinen sinir hücrelerini etkileyerek kasların giderek zayıflamasına neden olan kalıtsal hastalık Spinal Müsküler Atrofi (SMA) taraması yapıldı ve 2 milyon 309 bin 971 bebek ve çocuğun sağlık izlemleri tamamlandı.</p>

<p>Deprem sonrası acil müdahalenin ardından salgın önleme kapsamında depremden etkilenen illerde aşılama çalışmaları başlatıldı.</p>

<p>Tetanosu önlemek için enkaz altından çıkarılan yaralılara zorunlu olarak ve enkaz arama çalışmalarında görev alan tüm personele önlem amacıyla tetanos aşısı yapıldı.</p>

<p>Kızamık, kızamıkçık veya kabakulak (KKK), kuduz, hepatit-B aşılarının yanı sıra Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında bebek ve çocukluk çağı aşıları uygulandı.</p>

<p><strong>Deprem bölgesinde 211 bin 374 numune bakiye klor ölçümü yapıldı</strong><br />
Çevre sağlığı ekiplerince de içme suyu kontrolü ve güvenliği için şebeke sistemlerinin kullanılabilirliğinin tespiti amacıyla yoğun çalışma yürütüldü.</p>

<p>Günlük klor ölçümü ve numune alımı gerçekleştirildi. Bu kapsamda, 211 bin 374 numune bakiye klor ölçümü yapıldı, 186 bin 281 bakiye klor ölçümü yeterli, 25 bin 93 bakiye klor ölçümü ise yetersiz olarak tespit edildi.</p>

<p>Ekiplerce, şebeke sistemlerinin kontrolü, şebeke olan yerlerde klor ölçümü ve numune alımı, şebeke olmayan yerlerde tankerlerin klonlanması, çadır kentler ziyaretleriyle su ve hijyen konusundaki eksikliklerin saptanması ve müdahale çalışmaları da yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/afet-bolgelerinde-18-milyon-depremzedeye-saglik-muayenesi-yapildi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Nov 2023 20:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2023/11/348a44c7-nwjofsm1ugy2rkknnptbo.jpeg" type="image/jpeg" length="38956"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'ta Enkaz Tozları Hastalıklara Davetiye Çıkarıyor!]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/kahramanmarasta-enkaz-tozlari-hastaliklara-davetiye-cikariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/kahramanmarasta-enkaz-tozlari-hastaliklara-davetiye-cikariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş Özel Sular Akademi Hastanesinde görev yapan Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Dr. Faruk Atlı, 6 Şubat depremlerinin ardından alerji vakalarında artış meydana geldiğini ve kronik akciğer hastalığı bulunan vatandaşların enkaz tozlarına karşı maske kullanmaları gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enkaz tozlarının içerisindeki inorganik maddelerin insan vücudu için tehlikeli olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Faruk Atlı, “6 Şubat'ta Kahramanmaraş ve civarındaki iller iki deprem yaşadı. Çok büyük bir afet yaşadı. Bütün hemşerilerime geçmiş olsun ve başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Şimdi depremde can kaybının yanında binalarda çok fazla hasar aldı veya yıkıldı. Yıkılmak zorunda kalan binalar oldu. Yıkılmayı bekleyen birçok bina var. Bunun yanında binaların enkazları var. Öyle gözüküyor ki biz enkaz tozlarıyla çok uzun süre karşı karşıya kalacağız.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="WhatsApp Image 2023-11-02 at 11.23.20" class="img-fluid detail-photo" src="https://haber46comtr.teimg.com/haber46-com-tr/uploads/2023/11/whatsapp-image-2023-11-02-at-112320.jpeg" style="width: 100%" / width="1600" height="1059"></p>

<p><strong>GELEN HASTALARIN YÜZDE DOKSANINDA ALERJİK REAKSİYONLAR GÖRÜYORUZ</strong><br />
Akciğerle ilgili bir hastalığı, nefes darlığı, işte uzun süreli öksürükler, hapşırıklar olduğunu düşünen insanların mutlaka bir uzmana gitmesi gerekiyor. Göğüs doktoru, kulak burun boğaz doktoru, dahiliye doktoru gibi yerlere mutlaka ulaşması gerekiyor. Maalesef bu sıkıntıyla uzun süre akciğer hastalıklarına yol açabiliyor. Ama kanser türünden hastalıklar daha uzun sürede ortaya çıkacak. İşte KOAH gibi hastalıklar daha uzun sürede ortaya çıkıyor. Bundan önce bir akciğer hastalığı yapıyor. Ondan sonra onun ilerisinde KOAH, daha sonra kalp yetmezliğine yol açan hastalıklara neden oluyor. Nitekim alerji dönemi geçmiş olmasına rağmen bize çok sayıda alerji hastası geliyor. Yani gelen hastaların yüzde doksanında alerjik reaksiyonlar görüyoruz. Hastalarımızın çoğu tozdan dolayı geliyor.</p>

<p>Özel Sular Akademi Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Dr. Faruk Atlı, Bunlardan korunmanın yolu Sık sık vücudumuzu yıkamalıyız. Çünkü üstümüze bulaşan tozlar başka zamanda hastalıklara yol açıyor. Onun için vücudu da yıkamak gerekiyor. Burnu çok sık temizlemek gerekiyor. Ağzımızı çok sık gargara yapmak gerekiyor. Tabii ki dışarıdan gelen mekanik ve inorganik tozlardan, zerreciklerden kendimizi korumamız gerekiyor. Herkese sağlıklı günler diliyorum” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/kahramanmarasta-enkaz-tozlari-hastaliklara-davetiye-cikariyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Nov 2023 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2023/11/photo1698922447.jpeg" type="image/jpeg" length="56754"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
