<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kahramanmaraş Haber | K.Maraş Gündem Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://haber46.com.tr</link>
    <description>Kahramanmaraş ve ilçelerinden son dakika haberleri, sıcak gelişmeler, siyaset, asayiş, spor ve ekonomi haberleri Haber46.com.tr’de.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://haber46.com.tr/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 17 May 2026 11:49:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Duvara bantlanmış muz eserinin asıl adı nedir?]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/duvara-bantlanmis-muz-eserinin-asil-adi-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/duvara-bantlanmis-muz-eserinin-asil-adi-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanat mı Şaka mı? Maurizio Cattelan’ın "Comedian" Eseri Hakkında Her Şey. Duvara bantlanmış muz eserinin asıl adı nedir? Maurizio Cattelan'ın "Comedian" (Komedyen) adlı eseri, satış fiyatı ve sanat dünyasındaki yankıları. 120 bin dolarlık muzun hikâyesi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern sanatın en çok tartışılan figürlerinden biri olan Maurizio Cattelan, 2019 yılında duvara gri bir koli bandıyla yapıştırdığı sıradan bir muzla tüm dünyayı şaşkına çevirdi. Asıl adı <strong>"Comedian"</strong> olan eser, sadece bir meyve değil; sanatın değerini, pazarını ve izleyicinin algısını sorgulayan kavramsal bir manifestoydu. İşte bu "pahalı meyve" hakkında <strong>5 şaşırtıcı gerçek</strong>:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Satış Fiyatı:</strong> Eserin üç farklı edisyonundan ilki tam <strong>120.000 dolara</strong> alıcı bulmuştur.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yenilebilir Sanat:</strong> Sergi sırasında David Datuna adlı başka bir sanatçı, "aç olduğunu" söyleyerek muzu duvardan söküp yemiş ve bu eylemi bir performans olarak adlandırmıştır. Eserin orijinalliği bozulmamış, sadece muz tazesiyle değiştirilmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sertifika Meselesi:</strong> Eseri satın alan kişi aslında muza veya banda değil, sanatçı tarafından imzalanmış bir "özgünlük sertifikasına" ve muzun nasıl asılacağına dair talimatlara para öder.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Malzeme Tercihi:</strong> Cattelan, başlangıçta muzu bronzdan veya reçineden yapmayı düşünmüş, ancak daha sonra "en samimi ve gerçek" olanın marketten alınan gerçek bir muz olduğuna karar vermiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Müze Bağışı:</strong> 2020 yılında eserin bir edisyonu New York’taki efsanevi Guggenheim Müzesi’ne bağışlanmıştır.</p>
 </li>
</ol>

<h3>Genişletici Bilgi: "Comedian" Bize Ne Anlatıyor?</h3>

<p>Eserin adı olan "Komedyen", aslında sanat piyasasının absürtlüğüne ve bir nesnenin sadece "sanat" etiketi aldığı için nasıl fahiş fiyatlara ulaşabildiğine yapılan bir göndermedir. Cattelan, ticaretin ve spekülasyonun bir parçası olan sanat dünyasını kendi silahıyla, yani bir "şaka" ile vurmuştur. Muzun çürüyecek olması (geçicilik) ve koli bandının ucuzluğu, sanatın ölümsüzlüğü kavramına bir meydan okumadır. Asıl sanat, o duvarın önünde durup "Bu gerçekten 120 bin dolar mı?" diye soran izleyicinin yarattığı tartışma ortamıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/duvara-bantlanmis-muz-eserinin-asil-adi-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 21:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2026/04/dbm.jpg" type="image/jpeg" length="52516"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’un Tuhaf Yasaklar Tarihi! İşte hadi canım diyeceğiniz yasaklar!]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/istanbulun-tuhaf-yasaklar-tarihi-iste-hadi-canim-diyeceginiz-yasaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/istanbulun-tuhaf-yasaklar-tarihi-iste-hadi-canim-diyeceginiz-yasaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir dönem İstanbul sokaklarında neler yasaklandı? Hulahop, kartopu ve eşekle nakliyat yasaklarının perde arkası. İstanbul tarihinin en ilginç belediye kararları ve toplumsal hayat.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul, yüzyıllar boyunca yangınlardan asayişe, modernleşmeden kamu düzenine kadar pek çok sebeple ilginç yasaklara sahne oldu. Tarihi kayıtlara bakıldığında; bir dönemin çılgınlığı olan hulahop çevirmekten, can güvenliği gerekçesiyle kartopu oynamaya, hatta şehir trafiğini düzenlemek adına eşekle nakliyat yapmaya kadar pek çok şey yasaklanmıştır. Ancak tüm bu ilginç kısıtlamalar arasında <strong>sakız çiğnemek</strong>, İstanbul sokaklarında genel bir yasak kapsamına hiçbir zaman girmemiştir. İşte İstanbul’un yasaklar kronolojisinden <strong>5 şaşırtıcı durak</strong>:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Hulahop Çevirme Yasağı:</strong> 1950’li yılların sonunda tüm dünyayı saran hulahop çılgınlığı, İstanbul’da "sağlığa zararlı olduğu" ve "kamu ahlakına aykırı bulunduğu" gerekçesiyle bir dönem yasaklanmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kartopu Oynamak:</strong> Özellikle Osmanlı döneminde, kartopunun içine taş koyulup yaralanmalara sebebiyet vermesi ve camların kırılması nedeniyle padişah fermanlarıyla yasaklandığı dönemler olmuştur.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Eşekle Nakliyat:</strong> Şehrin modernleşme sürecinde, 19. yüzyılın sonlarında sokak trafiğini ve hijyeni korumak amacıyla ana caddelerde eşekle yük taşınması kısıtlanmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tütün ve Kahve Yasakları:</strong> İstanbul tarihinin en meşhur yasakları, kuşkusuz IV. Murad dönemindeki kahvehane ve tütün yasaklarıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sakızın Serbestisi:</strong> Bazı dini veya etik tartışmalara konu olsa da sakız çiğnemek, İstanbul’da resmi bir sokak yasağına hiçbir zaman dönüşmemiştir.</p>
 </li>
</ol>

<h3>Genişletici Bilgi: Yasakların Sosyolojik Arka Planı</h3>

<p>İstanbul'daki bu ilginç yasakların her birinin aslında mantıklı birer dayanağı vardı. Örneğin kartopu yasağı, basit bir çocuk eğlencesini engellemekten ziyade, dar İstanbul sokaklarında çıkan kavgaları ve maddi hasarları önlemeyi amaçlıyordu. Hulahop yasağı ise o dönemin tutucu tıp ve ahlak anlayışının bir yansımasıydı; bel ve kalça hareketlerinin tıbben zararlı olduğu iddia ediliyordu. Eşekle nakliyat yasağı ise, Pera gibi Avrupaî yüzünü dünyaya göstermek isteyen semtlerin bir "modernleşme" çabasıydı. Bu yasaklar, İstanbul’un imparatorluk payitahtından modern bir metropole evrilirken geçirdiği sancılı ama bir o kadar da renkli sosyal değişimin izlerini taşımaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/istanbulun-tuhaf-yasaklar-tarihi-iste-hadi-canim-diyeceginiz-yasaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2026/04/hulahop.webp" type="image/jpeg" length="84185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TDK Verilerine Göre Atasözlerinde En Çok Geçen Şehirler Hangisi?]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/tdk-verilerine-gore-atasozlerinde-en-cok-gecen-sehirler-hangisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/tdk-verilerine-gore-atasozlerinde-en-cok-gecen-sehirler-hangisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkçede deyim ve atasözü fakiri şehir hangisi? Mersin, Bursa ve Sivas özelinde yapılan dil araştırmasının sonuçları. TDK verileriyle şehirlerimizin sözlük karnesi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk halk kültürünün en önemli yansımaları olan deyim ve atasözlerinde İstanbul, Bursa ve Sivas gibi köklü tarihsel geçmişe sahip şehirler sıkça karşımıza çıkıyor. Ancak TDK sözlük verilerine bakıldığında, Akdeniz'in incisi Mersin isminin herhangi bir atasözü veya deyimde geçmediği görülüyor. Tarihsel süreçte isim değişiklikleri ve geç şehirleşme gibi faktörlerin etkili olduğu bu durum, dil araştırmacıları için ilginç bir veri sunuyor. Peki hangi şehirlerimiz atasözlerine girmeyi başarmış? İşte şehirlerimizin sözlüklerdeki izlerine dair 5 önemli not...</p>

<p><strong>Şehirlerimizin Dildeki İzleri: Hangi Şehir Atasözlerinde Geçiyor?</strong></p>

<p>Türk dilinin en köklü yapı taşları olan atasözleri ve deyimler, yüzyılların birikimiyle şekillenmiştir. Bu kalıplaşmış ifadelerde, bazı şehirlerimiz sıkça anılırken bazıları hiç geçmez. TDK Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü verilerine göre şehirlerimizin dildeki izlerine dair çarpıcı sonuçlar var.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Şehir</strong></th>
   <th><strong>Atasözü/Deyimlerde Geçme Durumu</strong></th>
   <th><strong>Örnekler</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>İstanbul</strong></td>
   <td>En çok geçen şehir</td>
   <td>"İstanbul'un taşı toprağı altın"</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Bursa</strong></td>
   <td>Sıkça geçiyor</td>
   <td>"Bursa'nın kestanesi"</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Sivas</strong></td>
   <td>Sıkça geçiyor</td>
   <td>"Sivas'ın soğuğu"</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Mersin</strong></td>
   <td>Geçmiyor</td>
   <td>TDK sözlüklerinde doğrudan kalıp ifade içinde yer almıyor</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İçel (eski ad)</strong></td>
   <td>Yerel deyişlerde</td>
   <td>Mersin'in eski adı "İçel" ile ilgili yerel deyişler literatürde kalmıştır</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>1. İstanbul'un Ağırlığı: En Çok Geçen Şehir</strong></p>

<p>"İstanbul'un taşı toprağı altın" gibi pek çok deyimde yer alan İstanbul, sözlüklerde en çok geçen şehir ismidir. İmparatorluk başkenti olması, yüzyıllar boyunca ticaret ve kültür merkezi konumu, İstanbul'un dile en çok yerleşen şehir olmasını sağlamıştır.</p>

<p><strong>2. Bursa ve Sivas Örnekleri: Köklü Şehirler Dilde Yaşıyor</strong></p>

<p>"Bursa'nın kestanesi", "Sivas'ın soğuğu" gibi kalıplaşmış ifadeler ve yerel atasözleri bu illerimizi TDK taramalarında öne çıkarıyor. Bursa'nın Osmanlı'nın ilk başkenti olması, Sivas'ın ise kadim ticaret yolları üzerinde bulunması, bu şehirlerin toplumsal hafızada derin izler bırakmasını sağlamıştır.</p>

<p><strong>3. Mersin'in Durumu: Neden Atasözlerinde Yok?</strong></p>

<p>Mersin ismi, TDK'nin Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü'nde doğrudan bir kalıp ifade içinde yer almazken; şehrin eski adı olan <strong>"İçel"</strong> ile ilgili yerel deyişler literatürde kalmıştır. Bu durum, Mersin'in kültürel zenginliğinin eksikliği değil, dilin tarihsel kodlanma süreciyle ilgili bir teknik sonuçtur.</p>

<p><strong>4. Tarihsel Derinlik Faktörü: Neden Bazı Şehirler Giremiyor?</strong></p>

<p>Bir şehrin atasözlerine girmesi, o şehrin yüzlerce yıl aynı isimle anılması ve yoğun bir göç/ticaret merkezi olmasıyla doğru orantılıdır. Mersin, modern bir liman kenti olarak <strong>19. yüzyılın ortalarından itibaren</strong> hızla gelişmiş bir şehirdir. Atasözlerinin büyük çoğunluğunun ise yüzyıllar öncesine, Selçuklu ve erken Osmanlı dönemine dayandığı düşünülürse, Mersin gibi daha "genç" şehir isimlerinin bu kalıplara girmemesi doğal bir sonuçtur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>5. Bölgesel Farklar: İç Anadolu ve Marmara Baskısı</strong></p>

<p>İç Anadolu ve Marmara bölgesi şehirleri, atasözü ve deyimlerde kıyı şehirlerine göre daha baskın bir temsil gücüne sahiptir. İstanbul, Bursa, Sivas, Konya, Ankara gibi şehirler, tarih boyunca önemli medeniyetlere ev sahipliği yapmış, ticaret yollarının kesişme noktasında yer almış ve nüfus yoğunluğu yüksek olmuştur.</p>

<p><strong>Neden Bazı Şehirlerin Adı Atasözlerinde Geçmez?</strong></p>

<p>Bir yer isminin atasözü veya deyim gibi kalıplaşmış bir halk ürününe dönüşmesi için <strong>"zaman"</strong> ve <strong>"yaygınlık"</strong> faktörleri kritiktir.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Neden Mersin Atasözlerinde Geçmiyor?</strong></th>
   <th><strong>Açıklama</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Modern şehirleşme</strong></td>
   <td>Mersin, 19. yüzyıl ortalarında hızla gelişti</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Atasözlerinin kökeni</strong></td>
   <td>Çoğu atasözü Selçuklu ve erken Osmanlı dönemine dayanır</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İsim değişikliği</strong></td>
   <td>Eski adı "İçel" ile yerel deyişler var</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Kıyı şehri olması</strong></td>
   <td>Tarihsel olarak iç kesimlerdeki şehirler dilde daha baskın</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>Genişletici Bilgi: Dilin Tarihsel Kodlanma Süreci</strong></p>

<p>İstanbul ve Bursa gibi imparatorluk başkentleri veya Sivas gibi kadim ticaret yolları üzerindeki merkezler, toplumsal hafızada çok daha derin izler bıraktığı için dilin en kemikleşmiş yapılarına sızmayı başarmışlardır. Bu durum Mersin'in kültürel zenginliğinin eksikliği değil, dilin tarihsel kodlanma süreciyle ilgili bir sonuçtur.</p>

<p><strong>Sonuç: Şehirlerin Dili, Dilin Şehirleri</strong></p>

<p>Atasözleri ve deyimler, bir toplumun yüzyıllar boyunca hangi şehirlere daha çok tanıklık ettiğinin de bir göstergesidir. Her ne kadar Mersin gibi genç şehirler bu kalıplaşmış ifadelerde yer almasa da, modern Türkçenin günlük kullanımında ve yeni nesil deyimlerde bu şehirlerin de yer alacağı günler uzak değildir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/tdk-verilerine-gore-atasozlerinde-en-cok-gecen-sehirler-hangisi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 20:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2026/04/koyden-indim-sehire-1.webp" type="image/jpeg" length="56191"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beş Şehir Kitabında Anlatılan Şehirler Hangileridir? İşte Tam Liste!]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/bes-sehir-kitabinda-anlatilan-sehirler-hangileridir-iste-tam-liste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/bes-sehir-kitabinda-anlatilan-sehirler-hangileridir-iste-tam-liste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir eseri kaç bölümden oluşur? Kitapta yer alan 5 şehre dair özet bilgiler. Konya Selçuklu’yu, Bursa Osmanlı’nın kuruluşunu, Erzurum direnişi, Ankara Cumhuriyet’in inşasını ve İstanbul ise tüm bu mirasın harmanlandığı imparatorluk başkentini simgeler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar’ın 1946 yılında yayımlanan "Beş Şehir" adlı eseri, isminden de anlaşılacağı üzere tam <strong>5 ana bölümden</strong> oluşur ve her bir bölümde Türkiye’nin tarihi ve kültürel dokusuyla öne çıkan farklı bir şehri anlatılır. Tanpınar, bu şehirleri sadece coğrafi mekanlar olarak değil, Türk ruhunun ve medeniyetinin şekillendiği canlı organizmalar olarak ele almıştır. İşte o ölümsüz eserin durakları olan <strong>5 şehir</strong>:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Ankara:</strong> Kitabın ilk bölümüdür. Tanpınar, Ankara’yı "mücadeleci bir ruhun" sembolü olarak tasvir eder.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Erzurum:</strong> Bir serhat şehri olarak Erzurum’un vakur duruşu ve dadaş kültürü derinlemesine işlenir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Konya:</strong> Selçuklu medeniyetinin kalbi olan Konya, eserde mistik bir atmosferle okuyucuya sunulur.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bursa:</strong> "Bursa’da Zaman" kavramının işlendiği bu bölüm, Osmanlı’nın kuruluş ruhunu ve mimari zarafeti yansıtır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İstanbul:</strong> Eserin final bölümüdür. Tanpınar için İstanbul, bütün bu şehirlerin özeti ve "asıl terkibi" (karışımı) niteliğindedir.</p>
 </li>
</ol>

<h3><img alt="Bes Sehir Eseri" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://haber46comtr.teimg.com/haber46-com-tr/uploads/2026/04/bes-sehir-eseri.webp" width="1280" /></h3>

<h3>Genişletici Bilgi: Tanpınar Neden Bu Şehirleri Seçti?</h3>

<p>"Beş Şehir", Tanpınar’ın ifadesiyle "hayatımızın değişen çehresini" anlatma çabasıdır. Bu beş şehir, Türk tarihinin farklı katmanlarını temsil eder: Konya Selçuklu’yu, Bursa Osmanlı’nın kuruluşunu, Erzurum direnişi, Ankara Cumhuriyet’in inşasını ve İstanbul ise tüm bu mirasın harmanlandığı imparatorluk başkentini simgeler. Tanpınar bu eserinde, şehirlerin sadece binalardan ibaret olmadığını, her birinin birer "anı defteri" gibi korunması gerektiğini vurgular. Eser, yayımlandığı günden bugüne "kent sosyolojisi" ve "kültür tarihçiliği" açısından Türkiye’deki en önemli referans kaynaklarından biri olma özelliğini korumaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/bes-sehir-kitabinda-anlatilan-sehirler-hangileridir-iste-tam-liste</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 20:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2026/04/bes-sehir-eseri.webp" type="image/jpeg" length="74605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜİK'e göre 2022-2023 Sezonunda Tiyatroya Olan İlgi Arttı!]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/tuike-gore-2022-2023-sezonunda-tiyatroya-olan-ilgi-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/tuike-gore-2022-2023-sezonunda-tiyatroya-olan-ilgi-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de tiyatro izleyicisi sayısı hızla artıyor. TÜİK’in son verileri, sanata dönüşün başladığını gösteriyor. 2023 sezonunun tiyatro raporu ve seyirci alışkanlıkları.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de tiyatroya olan ilgi katlanarak büyüyor. 2022-2023 sezonunda seyirci sayısındaki %15,2’lik artış ne ifade ediyor? Kültür ve sanat dünyasındaki güncel veriler.</p>

<p>Türkiye’de tiyatro sahneleri, tarihinin en hareketli dönemlerinden birini yaşıyor. TÜİK tarafından paylaşılan son verilere göre, 2022-2023 sezonunda tiyatro seyirci sayısı, bir önceki sezona oranla <strong>%15,2 artış</strong> göstererek büyük bir başarıya imza attı. Dijitalleşen dünyaya rağmen fiziksel sahnenin büyüsüne kapılan milyonlar, salonları doldurmaya devam ediyor. İşte tiyatro dünyasındaki bu yükselişe dair <strong>5 temel veri</strong>:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Seyirci Sayısındaki Yükseliş:</strong> Bir önceki sezonla kıyaslandığında seyirci sayısı %15,2 artarak sanata olan ilginin sürekliliğini kanıtladı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Oyun Sayısı:</strong> Sahnelenen oyun sayısı da seyirci artışına paralel olarak yükseliş gösterdi; yerli ve çeviri eserler sahnelerde daha fazla yer buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çocuk Oyunları Liderliği:</strong> İstatistiklere göre, tiyatro seyircisinin önemli bir kısmını çocuk oyunlarını takip eden küçük sanatseverler oluşturuyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Salon Kapasiteleri:</strong> Türkiye genelindeki tiyatro salonu sayısı ve koltuk kapasiteleri, artan talebi karşılamak adına ivme kazandı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Pandemi Sonrası Normalleşme:</strong> Bu artış, pandemi dönemindeki kısıtlamaların ardından tiyatronun "altın çağını" yaşamaya başladığının en somut göstergesi kabul ediliyor.</p>
 </li>
</ol>

<h3>Genişletici Bilgi: Tiyatronun Dijital Çağla İmtihanı</h3>

<p>Tiyatro seyircisindeki bu %15,2'lik artış, sadece niceliksel bir yükseliş değil, aynı zamanda niteliksel bir değişimin de habercisi. Dijital platformların yükselişiyle birlikte "canlı performansın" sunduğu deneyimin kıymeti arttı. Özellikle 2022-2023 sezonunda özel tiyatroların prodüksiyon kalitelerindeki artış ve ünlü isimlerin sahneye dönmesi, genç kitlenin tiyatroya olan ilgisini tetikledi. Kültür ekonomisi uzmanları, bu artışın sürdürülebilir olması için yerel yönetimlerin desteklediği sahnelerin artması ve bilet fiyatlarındaki dengenin korunması gerektiğini vurguluyor. Tiyatro, her şeye rağmen insanın insanla yüz yüze geldiği en saf sanat dalı olarak toplumsal bağları güçlendirmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/tuike-gore-2022-2023-sezonunda-tiyatroya-olan-ilgi-artti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 20:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2026/04/tiyatro-seyircisi.webp" type="image/jpeg" length="32031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eski Türk Boylarında "Son Çocuğa Küpe Takma" Geleneği]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/eski-turk-boylarinda-son-cocuga-kupe-takma-gelenegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/eski-turk-boylarinda-son-cocuga-kupe-takma-gelenegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Türk boylarında küpe takma geleneği ne anlama geliyordu? Bir ailenin son umudu: Erkek çocuklarda küpe geleneği ve anlamı. Eski Türk topluluklarında erkek çocuklara neden küpe takılırdı?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Türk boylarında, bir ailede daha önce doğan erkek çocukların hayatını kaybetmesi durumunda, hayatta kalan son erkek çocuğa küpe takılması çok yaygın bir gelenekti. Bu uygulama, çocuğun soyunun devamının korunması gerektiğini ve ailenin tek umudu olduğunu ifade ederdi. Peki bu geleneğin kökeni nedir, ne anlama gelir ve günümüze yansımaları nasıl olmuştur? İşte bu manevi koruma kalkanına dair 5 çarpıcı bilgi...</p>

<p><strong>Türk Geleneğinde "Son Ocak" ve Küpe Sembolizmi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eski Türk boylarında soyun devamı, bir ailenin en büyük kutsalı sayılırdı. "Ocak" kavramı doğrudan erkek evlat ile ilişkilendirilir ve "ocağın tütmesi" soyun devamı anlamına gelirdi. Eğer bir aile üst üste erkek evlatlarını kaybediyorsa, hayatta kalan son çocuğa küpe takılması, aslında doğaya ve metafizik güçlere verilen sessiz bir mesajdı: <strong>"Bu bizim son şansımız, ona dokunmayın."</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Geleneğin Temel Özellikleri</strong></th>
   <th><strong>Açıklama</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Kapsam</strong></td>
   <td>Erkek çocuklarını kaybeden ailelerde son çocuk</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Uygulama</strong></td>
   <td>Çocuğun kulağına küpe takılması</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Sembolik Anlamı</strong></td>
   <td>"Ailenin son ocağı", "soyun devamı"</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Amaç</strong></td>
   <td>Manevi koruma, nazardan korunma, hayata tutunma</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>1. Hayat Sigortası Sembolü: "Ailenin Son Ocağı"</strong></p>

<p>Küpe takılan çocuk, "ailenin son ocağı" olarak kabul edilir ve toplumda özel bir statü kazanırdı. Bu çocuklar, soyun devamının tek garantisi olarak görüldüğü için kabile içinde ayrıcalıklı bir konuma sahip olurdu.</p>

<p><strong>2. Nazara Karşı Koruma: "Kız Çocuğu Görünümü"</strong></p>

<p>Yaygın inanışa göre, küpe takılan erkek çocuğun <strong>"kız çocuğu gibi"</strong> görünmesi sağlanarak kötü ruhların veya nazarın ilgisinin dağıtılacağı düşünülürdü. Bu inanış, Türk kültüründe yaygın olan "nazardan korunma" pratiklerinin bir parçasıydı.</p>

<p><strong>3. Savaşçılık ve Ayrıcalık: Ön Safhalardan Sakınma</strong></p>

<p>Küpe takan bu çocuklar, soyun devamını riske atmamak adına bazen en tehlikeli ön saflardan sakınılır veya kabile içinde ekstra bir koruma şemsiyesi altına alınırdı. Bu uygulama, ailenin geleceğinin korunmasına verilen önemi gösterir.</p>

<p><strong>4. Kültürel Süreklilik: Orta Asya'dan Osmanlı'ya</strong></p>

<p>Bu gelenek sadece Orta Asya Türklerinde değil, Selçuklu ve Osmanlı'nın bazı dönemlerinde de izlerini bırakmıştır. Farklı coğrafyalarda ve yüzyıllarda benzer uygulamalara rastlamak mümkündür. Hatta bazı bölgelerde küpe yerine <strong>"Satılmış", "Yaşar" veya "Dursun"</strong> gibi isimlerin verilmesiyle de bu "hayata tutunma" arzusu desteklenmiştir.</p>

<p><strong>5. Dini ve Manevi Bağ: "Tanrı'nın Koruması"</strong></p>

<p>Bazı kaynaklarda bu küpenin <strong>"Tanrı'nın koruması altında olduğu"</strong> veya <strong>"bir adağın parçası olduğu"</strong> şeklinde yorumlandığı da görülmektedir. Bu yönüyle gelenek, İslam öncesi Türk inanç sistemleri ile sonraki dönemler arasında bir köprü işlevi görmüştür.</p>

<p><strong>Genişletici Bilgi: Türk Mitolojisinde "Soyun Devamı" Kutsallığı</strong></p>

<p>Türk mitolojisinde ve töresinde soyun devam etmesi ("otun sönmemesi"), bir ailenin en büyük kutsalı sayılır. "Ocak" kavramı doğrudan erkek evlat ile ilişkilendirilir. Küpe, bu çocukların üzerindeki manevi bir mühür gibi kabul edilerek, onların yetişkinlik çağına kadar sağ salim ulaşması amaçlanırdı.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Türk Kültüründe "Ocak" Kavramı</strong></th>
   <th><strong>Anlamı</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Ocağın tütmesi</strong></td>
   <td>Soyun devam etmesi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Ocağın sönmesi</strong></td>
   <td>Erkek evladın olmaması nedeniyle soyun bitmesi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Son ocağın korunması</strong></td>
   <td>Ailenin geleceğinin güvence altına alınması</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>Benzer Gelenekler ve İsim Verme Pratikleri</strong></p>

<p>Bu gelenek, bazı bölgelerde küpe yerine çocuğa özel isimler verilmesiyle de desteklenmiştir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>"Satılmış"</strong> : Çocuğun bir anlamda satıldığı ve artık kötü ruhların onunla ilgilenmeyeceği düşünülürdü.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>"Yaşar"</strong> : Çocuğun yaşaması temennisiyle verilen bir isim.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>"Dursun"</strong> : Çocuğun hayatının "durması", yani ölümsüzleşmesi anlamında kullanılırdı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>"Kaya"</strong> : Sert ve dayanıklı olması temennisiyle.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu isimler ve gelenekler, Anadolu'nun birçok köyünde yakın geçmişe kadar varlığını sürdürmüş, günümüzde de bazı yörelerde hatıralarda yaşamaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/eski-turk-boylarinda-son-cocuga-kupe-takma-gelenegi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 16:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2026/04/eski-turklerde-kupe-takmak.webp" type="image/jpeg" length="45144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ferhad'ın Uğruna Dağları Deldiği Şirin Aslında Kime Aşıktır?]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/ferhadin-ugruna-daglari-deldigi-sirin-aslinda-kime-asiktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/ferhadin-ugruna-daglari-deldigi-sirin-aslinda-kime-asiktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şirin kime âşık? Ferhad mı, Hüsrev mi? Edebiyattaki o şaşırtan gerçek. Nizâmî-i Gencevî ve Şeyhî'nin eserlerindeki Şirin kime âşıktır?  Klasik edebiyatın en ünlü aşk hikâyesinin bilinmeyen yönleri ve mesnevi geleneği.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk ve Şark edebiyatının en önemli mesnevilerinden olan "Hüsrev ü Şirin", isminden de anlaşılacağı üzere Sasani hükümdarı Hüsrev Perviz ile Ermeni prensesi Şirin arasındaki aşkı konu alır. Nizâmî-i Gencevî ve daha sonra Anadolu sahasında Şeyhî tarafından kaleme alınan bu klasik eserde Şirin, hükümdar <strong>Hüsrev</strong>'e âşıktır. Ferhad ise bu aşk üçgeninde Şirin'e ümitsizce sevdalanan ve uğruna dağları delmeyi göze alan trajik bir figürdür. İşte bu ölümsüz esere dair <strong>5 edebî gerçek</strong>:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Asıl Kahraman Hüsrev:</strong> Eserin başkahramanı ve Şirin'in karşılıklı aşk yaşadığı kişi Sasani Şahı Hüsrev Perviz'dir. Hikâye, Hüsrev'in Şirin'in resmini görüp ona âşık olmasıyla başlar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ferhad'ın Rolü:</strong> Ferhad, hikâyeye sonradan dahil olan bir nakkaş veya mühendistir. Şirin'e olan aşkı tek taraflıdır ve Hüsrev tarafından imkânsız bir görevle (Bistun Dağı'nı delmek) sınanır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Halk Hikâyesi vs. Mesnevi:</strong> Halk arasında Ferhad'ın fedakârlığı o kadar çok sevilmiştir ki hikâye zamanla "Ferhad ile Şirin" adıyla anılmaya başlanmış ve Hüsrev gölgede kalmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Trajik Son:</strong> Eserin sonunda Hüsrev, oğlu tarafından öldürülür. Şirin ise aşkına sadık kalarak Hüsrev'in mezarı başında canına kıyar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sembolik Anlam:</strong> Tasavvufi yorumlarda Hüsrev "nefsi", Şirin "ruh ve güzelliği", Ferhad ise aşk yolunda her şeyi feda eden "aşığın çilesini" temsil eder.</p>
 </li>
</ol>

<h3>Genişletici Bilgi: Neden Ferhad Olarak Hatırlıyoruz?</h3>

<p>Mesnevi geleneğinde eserler genellikle iki sevgilinin adıyla (Leyla ile Mecnun, Vamık ile Azra vb.) anılır. Nizâmî'nin eseri orijinalinde "Hüsrev ü Şirin"dir. Ancak Anadolu halk kültüründe, halkın içinden çıkan ve aşkı için dağları delerek imkânsızı başaran "Ferhad" karakteri, saraylı ve siyasi entrikalarla dolu "Hüsrev" karakterine göre çok daha fazla sahiplenilmiştir. Bu kültürel tercih, klasik edebiyattaki "Hüsrev ü Şirin" mesnevisinin, halk dilinde "Ferhad ile Şirin" destanına dönüşmesine neden olmuştur. Hatta bugün Amasya gibi illerimizde Ferhad'ın açtığına inanılan su kanalları, bu halk efsanesinin fiziksel bir mirası olarak yaşatılmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/ferhadin-ugruna-daglari-deldigi-sirin-aslinda-kime-asiktir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2026/04/ferhad-ile-sirin.webp" type="image/jpeg" length="21896"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KSÜ’de Türkü Rüzgarı: VI. Geleneksel Türk Halk Müziği Konseri Büyüledi]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/ksude-turku-ruzgari-vi-geleneksel-turk-halk-muzigi-konseri-buyuledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/ksude-turku-ruzgari-vi-geleneksel-turk-halk-muzigi-konseri-buyuledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta KSÜ Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından düzenlenen VI. Geleneksel Türk Halk Müziği Korosu Konseri büyük ilgi gördü. Rektör Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş ve sanatseverlerin katıldığı gecenin detayları.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin düzenlediği VI. Geleneksel Türk Halk Müziği Korosu Konseri, Yunus Emre Kongre ve Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Anadolu’nun dört bir yanından derlenen eserlerin icra edildiği gece, halk oyunları gösterileriyle görsel bir şölene dönüştü.</strong></p>

<p>Anadolu’nun sesi KSÜ’de yankılandı! Sezai Karakoç Konferans Salonu’nu dolduran yüzlerce sanatsever, koro ve orkestranın muhteşem uyumuna tanıklık etti. Müzik ve dansın buluşması: Doç. Dr. Alper Şakalar şefliğindeki koro, halk oyunları gösterileriyle birleşerek izleyicilerden tam not aldı.</p>

<p><img alt="Ksu Konser (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://haber46comtr.teimg.com/haber46-com-tr/uploads/2026/04/ksu-konser-1.webp" width="2560" /></p>

<h3><strong>Protokol ve Sanatseverler Bir Arada</strong></h3>

<p>Yunus Emre Kongre ve Kültür Merkezi Sezai Karakoç Konferans Salonu’nda düzenlenen bu özel geceye; KSÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ünsal, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Ersin Akıncı ve Genel Sekreter Sumru Coşkun katıldı. Akademik ve idari personelin yanı sıra çok sayıda öğrenci de salonu tamamen doldurdu.</p>

<p><img alt="Ksu Konser (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://haber46comtr.teimg.com/haber46-com-tr/uploads/2026/04/ksu-konser-3.webp" width="2560" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Anadolu Ezgileri ve Görsel Şölen</strong></h3>

<p>Koro şefliğini Doç. Dr. Alper Şakalar’ın üstlendiği konserde, orkestra yönetimini Arş. Gör. Mehmet Karaca ve Bülent Çiloğlu başarıyla gerçekleştirdi. Öğr. Gör. Ayça Çetiner’in koreografi danışmanlığında hazırlanan halk oyunları ekipleri, seslendirilen türkülere eşlik ederek programa büyük bir dinamizm kattı. Anadolu’nun farklı yörelerine ait sevilen eserler, koro ve solo performanslarla dinleyicilerin beğenisine sunuldu.</p>

<p><img alt="Ksu Konser (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://haber46comtr.teimg.com/haber46-com-tr/uploads/2026/04/ksu-konser-2.webp" width="2560" /></p>

<h3><strong>Teşekkür Belgeleri Takdim Edildi</strong></h3>

<p>Gecenin sonunda sahneye çıkan protokol üyeleri, sergilenen üstün performans dolayısıyla şeflere, orkestraya ve koro üyelerine teşekkür belgelerini takdim etti. Program, tüm ekibin ve protokol üyelerinin katıldığı toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Sanatseverler, geleneksel hale gelen bu konserlerin üniversitenin kültürel kimliğine büyük katkı sağladığını belirterek memnuniyetlerini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/ksude-turku-ruzgari-vi-geleneksel-turk-halk-muzigi-konseri-buyuledi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 08:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2026/04/konser-ksu.webp" type="image/jpeg" length="46922"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'ta Konserlerde Yeni Yıla Özel Kampanya: Bir Bilet Alana Bir Bedava!]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/kahramanmarasta-konserlerde-yeni-yila-ozel-kampanya-bir-bilet-alana-bir-bedava</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/kahramanmarasta-konserlerde-yeni-yila-ozel-kampanya-bir-bilet-alana-bir-bedava" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bubilet Yılbaşı Kampanyasıyla Kahramanmaraş'ta Konser Keyfi! 1 Bilet Alana, 1 Bilet Bedava Fırsatını Kaçırma!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’ta konser severleri sevindirecek bir kampanya başladı. Bubilet, birbirinden harika konserlerde yılbaşına özel olarak başlattığı kampanya ile müzikseverlere özel bir fırsat sunuyor. Perdenin Ardındakiler, Çağan Şengül, Madrigal, Fatma Turgut ve Mavi Gri konserlerinde geçerli olan kampanya kapsamında 1 bilet alana, 1 bilet bedava fırsatını kaçırmayın!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konser takviminde yer alan bu ünlü isimler, Kahramanmaraşlı müzik tutkunlarına unutulmaz anlar yaşatacak.</p>

<p><a href="https://www.bubilet.com.tr/kahramanmaras" rel="nofollow" target="_blank"><span style="color:#ffffff;"><strong><span style="background-color:#c0392b;">Bilet Satın Almak İçin Tıklayınız!</span></strong></span></a></p>

<p><strong>Konserler:</strong></p>

<ul>
 <li>Perdenin Ardındakiler 19 Ocak</li>
 <li>Çağan Şengül 28 Ocak&nbsp;</li>
 <li>Madrigal 25 Şubat</li>
 <li>Fatma Turgut 29 Şubat</li>
 <li>Mavi Gri 28 Nisan<img alt="WhatsApp Image 2023-12-31 at 19.48.17 (1)" class="img-fluid detail-photo" src="https://haber46comtr.teimg.com/haber46-com-tr/uploads/2023/12/whatsapp-image-2023-12-31-at-194817-1.jpeg" style="width: 100%" / width="1290" height="1669"></li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/kahramanmarasta-konserlerde-yeni-yila-ozel-kampanya-bir-bilet-alana-bir-bedava</guid>
      <pubDate>Sun, 31 Dec 2023 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2023/12/kahramanmaras-konserlerinde-1-bilet-alan-1-bilet-bedava.jpg" type="image/jpeg" length="63455"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş Edebiyat-Sanat Derneği, Mehmet Akif Ersoy'u 150. Doğum Yılında Anma Programı Düzenledi]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/kahramanmaras-edebiyat-sanat-dernegi-mehmet-akif-ersoyu-150-dogum-yilinda-anma-programi-duzenledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/kahramanmaras-edebiyat-sanat-dernegi-mehmet-akif-ersoyu-150-dogum-yilinda-anma-programi-duzenledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Kahramanmaraş Şubesi ve Kahramanmaraş Edebiyat-Sanat Derneği (MESDER) iş birliğinde doğumunun 150. Yılı münasebetiyle İslam ve İstiklâl Şairi Mehmet Akif Ersoy’u anma programı düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş Edebiyat-Sanat Derneği'nde gerçekleştirilen "Doğumunun 150. Yılında İslam ve İstiklâl Şairi Mehmet Akif Ersoy’u Anma" programına edebiyatseverler yoğun ilgi gösterdi. Program, MESDER Başkanı Lütfi Bilir ve TYB Kahramanmaraş Şubesi Başkanı Enver Çapar'ın açılış konuşmalarıyla başladı. İki başkan, Mehmet Akif Ersoy'u anma etkinliğine katılanlara teşekkür etti.</p>

<p>Açılış konuşmalarının ardından TYB Kahramanmaraş Şube Başkan Yardımcısı Öğr. Gör. Mehmet Yaşar'ın yönettiği panelde, Şair-Yazar Duran Boz ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selim Somuncu konuşmacı olarak yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="IMG-20231228-WA0014" class="img-fluid detail-photo" src="https://haber46comtr.teimg.com/haber46-com-tr/uploads/2023/12/img-20231228-wa0014.jpg" style="width: 100%" / width="1600" height="1204"></p>

<p>Şair-Yazar Duran Boz, Mehmet Akif Ersoy'un yaşadığı dönem ile o dönemin fikrî, siyasî ve edebî cereyanları üzerinden bir portre çizerken, Doç. Dr. Selim Somuncu "Politik Söylem ve Edebi Söylem Karşıtlığında Mehmet Akif Ersoy'u Anlamak" başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Somuncu, Akif'in eserlerinin sıkıştırıldığı resmi söylem ve hamaset arasında değerlendirilmesinin eserlerini sağlıklı anlamayı engellediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="IMG-20231228-WA0007" class="img-fluid detail-photo" src="https://haber46comtr.teimg.com/haber46-com-tr/uploads/2023/12/img-20231228-wa0007.jpg" style="width: 100%" / width="1600" height="1204"></p>

<p>Programın bir diğer bölümünde Yazar-Tiyatrocu Salman Kapanoğlu, Mehmet Akif Ersoy'un "Bülbül" şiirini seslendirdi. Hatıra fotoğrafı çekimiyle sona eren etkinlik, edebiyatseverler tarafından yoğun ilgi gördü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/kahramanmaras-edebiyat-sanat-dernegi-mehmet-akif-ersoyu-150-dogum-yilinda-anma-programi-duzenledi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 Dec 2023 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2023/12/img-20231228-wa0012.jpg" type="image/jpeg" length="62552"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'ın Tarihi ve Doğal Güzellikleriyle Büyüleyen İlçesi: Andırın]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/kahramanmarasin-tarihi-ve-dogal-guzellikleriyle-buyuleyen-ilcesi-andirin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/kahramanmarasin-tarihi-ve-dogal-guzellikleriyle-buyuleyen-ilcesi-andirin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ın eşsiz güzelliklere sahip ilçelerinden biri olan Andırın, tarihi ve doğal zenginlikleriyle adından söz ettiriyor. İlçe, tam 26'sı tescillenmiş, toplamda 70 kalesiyle görülmeye değer bir mirasa ev sahipliği yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Andırın'ın tarihi dokusunu yansıtan bu kaleler, zaman içinde yaşanan pek çok hikayeyi bünyesinde barındırıyor. Her biri farklı bir döneme ait izler taşıyan bu yapılar, ziyaretçilere geçmişle buluşma fırsatı sunuyor.</p>

<p><img alt="08_Nisan_04 ekim_04_AA-33083166" class="img-fluid detail-photo" src="https://haber46comtr.teimg.com/haber46-com-tr/uploads/2023/12/08-nisan-04-ekim-04-aa-33083166.jpg" style="width: 100%" / width="750" height="422"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı zamanda doğal güzellikleriyle de öne çıkan Andırın, mistik atmosferi ve yeşilin bin bir tonunu barındıran doğasıyla görenleri kendisine hayran bırakıyor. Zengin flora ve fauna ile çevrili ilçe, tarihiyle doğanın mükemmel bir uyum içinde olduğu bir destinasyon olarak öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="08_Nisan_04 ekim_04_AA-33083178" class="img-fluid detail-photo" src="https://haber46comtr.teimg.com/haber46-com-tr/uploads/2023/12/08-nisan-04-ekim-04-aa-33083178.jpg" style="width: 100%" / width="750" height="500"></p>

<p>Andırın, ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunarken, tescilli kaleleriyle tarih kokan bir atmosfer sunuyor. Bu güzelliklerle dolu ilçe, şehir dışından gelenleri tarihi ve doğanın kucaklaştığı eşsiz bir yolculuğa davet ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/kahramanmarasin-tarihi-ve-dogal-guzellikleriyle-buyuleyen-ilcesi-andirin</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Dec 2023 18:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2023/12/08-nisan-04-ekim-04-aa-33083165.jpg" type="image/jpeg" length="32931"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazar Nuri Yıldız Kahramanmaraş EXPO 2023'te Okurlarıyla Buluştu!]]></title>
      <link>https://haber46.com.tr/yazar-nuri-yildiz-kahramanmaras-expo-2023te-okurlariyla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://haber46.com.tr/yazar-nuri-yildiz-kahramanmaras-expo-2023te-okurlariyla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mavi Marmara seyir defteri isimli kitabından tanınan Yazar İHH gönüllüsü Nuri Yıldız 11. Eserini görücüye çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İHH’nın &nbsp;Mavi Marmara gemisi ile uluslararası sularda Filistin halkının özgürlüğü ve işgal edilen toprakların zulmünü dile getirmek için Mavi Marmara gemisinde yer alan Nuri Yıldız, yazarlık hayatına devam ederken bugün 11. kitabını çıkardı. &nbsp;</p>

<p><img alt="photo1700052433 (1)" class="img-fluid detail-photo" src="https://haber46comtr.teimg.com/haber46-com-tr/uploads/2023/11/photo1700052433-1.jpeg" style="width: 100%" / width="1280" height="960"><br />
Onikişubat Belediyesi'nin hazırlamış olduğu Expo 2023 alanında yaklaşık bir hafta okuyucularıyla bir araya gelen Nuri Yıldız hem kitaplarını imzaladı hem de okuyucularıyla sohbet etme imkanı buldu.&nbsp;</p>

<p><img alt="photo1700052433 (3)" class="img-fluid detail-photo" src="https://haber46comtr.teimg.com/haber46-com-tr/uploads/2023/11/photo1700052433-3.jpeg" style="width: 100%" / width="1280" height="960"><br />
Başta mavi Marmara’daki yaşanan hadiseler olmak üzere kitaplarını hangi olaylar üzerine kaleme aldığını anlatan Nuri Yıldız şunları söyledi: “Öncelikle sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum; yazarız, şairiz. Uluslararası insani çalışmalar yapan bir aktivistim. Ama her şeyden önce mazlumlardan yana olan bir insanım. Bu kimlik ve kişiliğimizden dolayı Asya'da, Avrupa'da ve Afrika'da birçok ülke gezdim. Ziyaret ettiğimiz bu ülkelerde insanların ne halde olduğunu gördüm. Gördüğümüz ve tahlil ettiğimiz bu olaylardan sonra oturup yazmaya karar verdim. biliyorsunuz İHH'nın İsrail'in karasularına kadar uzanan bir mavi Marmara hikayemiz vardı Ben de o gemide yer alıyordum ve yazarlık hayatıma burada not aldığım olayları konu edinen kitapla başladım. Mavi Marmara seyir defteri. Daha sonra O gemide yer alan başka ülkelerden aktivist yazar ve hanımefendilerle yaptığım söyleşiyi kitaplaştırdım. Bunun adına da mavi Marmara'da beyaz güvercinler ismini verdim. Oraya da bir not düştüm, kadınlar isterse dünya değişir şeklinde. 3. kitabımın ismini ise İnadına İnsanlık olarak belirledim Kübalı bir gencin bana verdiği ilhamla inadına insanlık kitabı böylece yazıldı. daha sonra Türk eğitim sistemini eleştirdiğim Topukları Taşa Vurmak isimli eserimi kaleme aldım. Çünkü gerçekten de Türk eğitim sisteminde gençlerimizin büyük bir çoğunluğu acı ve ıstırap yaşıyorlar. Bunu büyüklerimizin de görmesini istiyorum. Daha sonra Romalılar hikayeler ve şiirler içeren kitaplar yazdım. En son öykü kitabımı çıkardım, depremden sonra yazdım bunu. İçerisinde daha çok aşk, acı ve hüzün şiirlerim olan, depreme ait 5 şiirimin de olduğu eserinin adını depremden Öte ismini koydum. Ayrıca Hanzala kitabımı yazdım. Bu kitabın içerisinde de tek şiir var. Ben hiç kimseye zarar vermedim. Özellikle az gelişmiş ve batı güdümlü devletlerin İsrail karşısında hiçbir şey yapamayacaklarını bir kez daha anladık. Bizim az gelişmiş devletlerin liderlerine sözümüz şu, adam olun.”&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="photo1700052433 (2)" class="img-fluid detail-photo" src="https://haber46comtr.teimg.com/haber46-com-tr/uploads/2023/11/photo1700052433-2.jpeg" style="width: 100%" / width="1280" height="960"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://haber46.com.tr/yazar-nuri-yildiz-kahramanmaras-expo-2023te-okurlariyla-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Nov 2023 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber46comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber46-com-tr/uploads/2023/11/photo1700052433.jpeg" type="image/jpeg" length="18004"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
